Buğday fiyatları korkutuyor

08 Nisan 2011, 13:17:15 Ekonomi Haberleri, EMTİA, Türkiye Gündemi 1 yorum yapıldı 1.915 kişi okudu
  • Digg
  • del.icio.us
  • PDF
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Technorati

Dünyada, finans piyasalarında yaşanan hareketliliğin hububat piyasalarına kayması nedeniyle uzun süredir arz-talepten bağımsız olarak oluşan hububat fiyatları konusundaki belirsizlik, Ortadoğu’da devam eden olaylar, Japonya’da yaşanan tsunamiden sonra daha da büyüdü.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) uzmanlarının yaptığı değerlendirmeye göre, Ortadoğu’da yaşanacak gelişmeler ile Rusya, Ukrayna ve ABD gibi başlıca üretici ülkelerdeki hava koşullarına bağlı olarak değişim gösterecek rekolte tahminleri, buğday fiyatları üzerinde belirleyici olacak. Ancak, dünyada, ”küresel stok seviyelerinin düşeceği ve bunun telafisi için uzun bir süreye ihtiyaç duyulacağı” yönünde görüşler hakim. Finans piyasalarında yaşanan hareketliliğin hububat piyasalarına kayması ile piyasanın, arz-talep dengesinden uzak bir hareketlilik gösterme riski giderek daha da artıyor.

Türkiye’de ise Güneydoğu Anadolu’da son 3-4 yıldır etkili olan kuraklığın, bu yıl da üretimi olumsuz etkilemesi bekleniyor.

TMO uzmanlarının uluslararası verileri dikkate alarak yaptığı değerlendirmede, Uluslararası Hububat Konseyinin (IGC) Şubat ayı raporunda, dünya hububat üretiminin 1 milyar 728 milyon ton, tüketiminin de 1 milyar 790 milyon ton olacağının tahmin edildiği hatırlatılırken, bunun geçen yıl Haziran’da yapılan tahminlere göre tüketimin 25 milyon ton daha düşük gerçekleşmesi anlamına geldiği belirtildi. IGC’ye göre, geçen dönem dünya buğday üretimi, 2009 yılından 30 milyon ton daha az, 648 milyon ton seviyesinde gerçekleşecek.

RUSYA’NIN İHRACAT YASAĞINI YIL SONUNA KADAR UZATMAYI GÖRÜŞÜYOR

Uluslararası fiyatların oluşmasında, Rusya, Ukrayna, ABD gibi üretici ülkelerdeki gerçekleşmeler önemli rol oynuyor.

Karadeniz Bölgesindeki önemli üretici-ihracatçı ülkelerden Rusya’da, son 130 yılın en sıcak yazının yaşanması, hububat hasadının olumsuz etkilenmesi nedeniyle, geçen yıl 5 Ağustos’ta yıl sonuna kadar hububat ihracatı yasaklanmıştı. Rusya’nın ihracat yasağı, bu ülkeden çok miktarda mal alan özellikle Mısır gibi ülkeleri ABD ve Avrupa’ya yönlendirmiş ve biraz da 2008 yılında olduğu gibi, paniğin sebep olduğu talep artışı sonucu fiyatlar yükselmişti. Rusya, ihracat yasağı kararını 1 Temmuz 2011 tarihine kadar uzatmıştı. IGC verilerinde, Rusya’nın 2009 yılında 94 milyon ton olan hububat üretiminin 2010/2011 dönemi 59 milyon tona, buğday üretiminin de 62 milyon tondan 42 milyon tona düştüğü tahmin ediliyor.

Halen Rusya Hükümeti’nin, ihracat yasağının, piyasa koşullarına bağlı olarak 2011 yılı sonuna kadar uzatılması konusunda görüşmeler yaptığına işaret edilen değerlendirmede, Ukrayna Hükümeti’nin de 31 Mart’ta aldığı kararla, aynı tarihte sona erecek olan hububat ihracat kotalarının yürürlükte kalma süresini 1 Temmuz 2011′e kadar uzattığını açıkladığı hatırlatıldı.

Değerlendirmeye göre, Kasım ayından itibaren, Avustralya’nın buğday kalitesindeki önemli düşüş, ABD’nin buğday üretim alanlarındaki kuraklık ortamı, Karadeniz’deki olumsuz iklim, yüksek proteinli buğdaya yoğun talep ve AB’deki arz daralması, yüksek düzeyde seyreden fiyatları desteklemeye devam ediyor.

ÇİN’DE KURAKLIK SORUNU

FAO’nun, Şubat ayında, Çin’in ana üretim alanlarının bulunduğu Kuzey bölgesinde, Ekim 2010′dan bu yana yağışların normal değerlerin altında kalmasının kışlık buğday için risk oluşturduğunu açıkladığına işaret edilen değerlendirmeye göre, ulusal buğday üretiminin yaklaşık 3′te 2′sinin yapıldığı ve buğday ekim alanlarının yüzde 60′lık kısmının yer aldığı eyaletlerdeki kışlık buğday tarımı yapılan 14 milyon hektarlık arazinin 5,16 milyon hektarlık kısmı kuraklıktan olumsuz yönde etkilendi. Kuraklık nedeniyle ortaya çıkan içme suyu sorununun 2,57 milyon insan ve 2,79 milyon hayvanı etkiledi.

ABD’DE GÖSTERGELER UMUT VERİCİ, JAPONYA’DAKİ TSUNAMİ FİYATLARI GEVŞETTİ

Değerlendirmeye göre, Mart ayında ABD’de ekim alanlarındaki kışlık buğday şartlarının iyileştiğine dair veriler açıklandı. Ayrıca 10 Mart’ta ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayınlanan Arz Talep Raporu’nda da dünya stoklarına ilişkin tahminler yükseltildi.
Diğer taraftan, 11 Mart’ta dünyanın en büyük mısır, soya, pirinç ve buğday ithalatçılarından biri olan Japonya’da tarihin en şiddetli depremlerinden birinin gerçekleşmesi ve Ortadoğu ülkelerinde yaşanan gerginliklerin talebi azaltacağına dair tahminler, fiyatların gevşemesine neden oldu.

FAO’nun, Ocak ayında düzenlediği 2 panelde, ”2010 yılı hububat üretiminin beklenenden düşük gerçekleşmesi nedeniyle gıda stokları üzerindeki baskının artması, üretim-tüketim dengesinin bozulması ve ABD dolarının düşmesi gibi etkenlerle gıda fiyatlarının artış eğiliminde olduğu, 2011 hububat üretiminde artış sağlanamaması durumunda 2008 yılındaki gıda krizine benzer bir kriz yaşanma ihtimalinin bulunduğu” yönünde bildirimde bulunduğu hatırlatıldı.

Değerlendirmede, ”Dünya gıda fiyatlarının sürekli artması sonucunda, BM gıda fiyatları endeksinin, kuruluşun gıda fiyatlarını ölçmeye başladığı 1990 yılından beri gerçekleşen en yüksek seviyeye ulaştığı”, ”Dünya Bankası hesaplamalarına göre mısır ve buğday gibi ürünlerin fiyatlarındaki artış nedeniyle Haziran-2010′dan beri 44 milyon kişinin daha en yoksullar arasına eklendiği” bilgisi de verildi.

Rusya’nın ihracat yasağının piyasa koşullarına bağlı olarak 2011 yılı sonuna kadar uzatılması konusunda görüşmeler yaptığı, Ukrayna’nın 31 Mart 2011′de aldığı kararla hububat ihracat kotalarının yürürlükte kalma süresini 31 Mart’tan 1 Temmuz’a uzattığı hatırlatılan değerlendirmede, Ortadoğu’da yaşanacak gelişmeler ile Rusya, Ukrayna ve ABD gibi başlıca üretici ülkelerdeki hava koşullarına bağlı olarak değişim gösterecek rekolte tahminlerinin, buğday fiyatları üzerinde belirleyici olacağı kaydedildi.
”Küresel stok seviyelerinin düşeceği ve bunun telafisi için uzun bir süreye ihtiyaç duyulacağı” yönündeki görüşlerin hakim olduğu belirtilen değerlendirmede, ”finans piyasalarında yaşanan hareketliliğin hububat piyasalarına kayması ile piyasanın, arz-talep dengesinden uzak bir hareketlilik gösterme riskinin giderek daha da arttığına” dikkat çekildi.

FİYAT ARTIŞINI ÖNLEMEYE YÖNELİK TÜRKİYE’DE ALINAN ÖNLEMLER

Dünyada hububat fiyatlarında yaşanan artışların Türkiye’deki fiyatları olumsuz yönde etkilemesini önlemek için birtakım önlemler alındığı belirtilen değerlendirmede, bu tedbirler sayesinde, geçen yıl Haziran’dan bu yıl Nisan ayına kadar olan dönemde, hububat ürünleri fiyatlarındaki artışın, uluslararası piyasadan daha düşük kaldığı vurgulandı.

Fiyat artışını sınırlı tutmak amacıyla, geçen yıl, AB ülkelerinden gümrük vergisi ödemeksizin ithal edilebilecek 330 bin ton buğday, TMO yerine özel sektöre tahsis edilmişti. TMO, hububat satışlarını 2 ay öne çekerek, Eylül’de satışlara başlamıştı. Ayrıca, mamul madde ihracatı karşılığı buğday ve arpa satışlarına da 15 Eylül’de başlanırken, ekmeklik ve makarnalık buğday satışları 1 Mart 2011′de sona erdirildi. Mısır ve arpa satışları ise devam ediliyor.

TMO, sıfır gümrük vergisi ile 1 milyon ton buğday ithal etmesi için açılan tarife kontenjanı kapsamında şimdiye kadar 600 bin ton ekmeklik buğday ithalat bağlantısı yaptı.

Mısır, Tunus, Cezayir, Ürdün’de yaşanan olaylarla da bağlantılı olarak petrol fiyatlarının 100 dolara yükselmesi ve Ocak ayında ”ABD HRW-No.2 ekmeklik buğday” fiyatının ton fiyatının (FOB) 374,20 dolara, yurtiçi hububat borsalarında (Polatlı, Konya, Eskişehir) Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday fiyatının ise 732 liraya çıkması üzerine, buğday ve yulafta yüzde 130 olan gümrük vergisi, 1 Mayıs 2011′e kadar özel sektör ithalatı için de sıfırlandı.

Değerlendirmede, TMO’nun uyguladığı politikalar sayesinde, Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğdayın geçen yıl 1 Haziran’da ticaret borsalarında 555 lira olan ortalama fiyatının bu yıl 31 Mart’ta yüzde 25,04 artış ile 694 liraya yükseldiği hatırlatılırken, aynı tarihler itibariyle ABD 2 HRW buğday fiyatındaki artışın yüzde 79,11 olduğuna dikkat çekildi. Yine aynı dönemde yurtiçi arpa fiyatı yüzde 36,15, mısır fiyatı yüzde 29,32 artarken, Fransız arpa fiyatındaki artış yüzde 101,94 ve ABD mısırındaki artış ise yüzde 73,97 oldu.

Dünyada mevcut olumsuz koşullara ve ürün gelişimi açısından kritik olan önümüzdeki aylardaki muhtemel risklere karşı hasada belli düzeyde stokla girme ihtiyacının TMO’nun yaptığı 600 bin tonluk gümrüksüz ithalat ile sağlandığı belirtilen açıklamada, ”Türkiye’nin yeni hasat sezonuna kadar herhangi bir sıkıntısı bulunmadığı” vurgulandı.

GÜNEYDOĞU’DAKİ KURAKLIK RİSKİ

Diğer taraftan Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı Mart ayı sonu itibariyle tarımsal yağış raporuna göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 3 aylık, 6 aylık, 12 aylık ve 24 aylık yağış durumu, ”kuraklık” seviyesinde gerçekleşti. Nisan’da da yeterli yağış olmazsa, bu bölgedeki tarımsal üretim, önceki yıllarda olduğu gibi olumsuz etkilenecek.

Ancak, İç Anadolu ve Orta Karadeniz bölgesindeki yağış düzeyi oldukça iyi görünüyor.

Gelen Aramalar: dunya bugday borsası,buğday fiyatları,buğday üretimi nasıl yapılır,2013 tmo subat ayı hububat artıs haberlerı,buğday fiyatları yükselirmi,dünya hububat haberleri 2013,şubat 2013 bugday arpa artıs ınıs yormları,yıllara göre istanbul bugday üretimi
  • Digg
  • del.icio.us
  • PDF
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Technorati



Bu haberi 1.915 kişi okudu.
  • Digg
  • del.icio.us
  • PDF
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Technorati



1

Bir Cevap Yazın | Trackback URL

  1. osman yıldız diyor ki:

    keşke buğday fiyatları gibi gübre ve mazota ucuz olsa gelcek sene buğday ekmekmeyeceğim,destekleme istemiyoruz devletten güzel fiyat versin yeter 500 tl fatura parası veriyoruzz 1000 tl para alıyoruz1 1 sene sonra daha alamadık bile,

ekonometre @ twitter ekonometre @ friendfeed ekonometre @ linkedin ekonometre @ rss